27 Şubat 2008 Çarşamba

Tamamen günlük aslında gecelik anlarım kısım 1

Aslında bilmem kacıncı kere calan müslüm gürses-sensiz olmaz parçasının eşliği yeterdi de bir de kahve istedim kendi sunağıma ... Ardından o fizibilitelere sığamayan ruhcağızım pencereyi açmayı arzuladı .. Camı açtım ve üşüdüm ... Üşüdüm ve bekledim .... bekledim ki üşümem süreklimidir diye ... E evet sürekli üşüyordum hadi canım bende üşünürmüymüş diyip kahvenin fincanına sarıldım ki daha önce karanlıkları üstüme yorgan diye örtmüşlüğüm var idi ... Sonra bu fincanın sıcaklığının önce parmaklarımdan bileklerime dahasında ise kollarımdan vücuduma tesirini hissedince dedim ki %100 düşünce güçlüsüsün sen aslansın ... Ama yemedi bu manik hallerimi "depresifim yalnızlığım" -sacmalama diyip durdu ardarda yükseksesle hem de ... Ben düşünüyordum bunların oldugu sıra düşünmeden olmuyormuş ... evet dedim artık tüm deliliğimi anlatma zamanlarıma gelmiş bulunuyoruz ey okuyucu madem yakında kitaplarından okuyacaksın dedim ki tanımalılar ... Ardından masamda sürünen deliliğin tarihi kitabıma göz süzdürüyorum, Şöyle demiş foucault: "Delilik, ah kötü yafta diye ortada gezen ancak gizliden gizliye de ayrıcalık uyandırdığını bildiğimiz yegane sıfat ne denli kaos var senin içinde ... Ben mesela ne denli istemişimdir, bu sıfatı ancak hak edene verir onu halk hem ancak delilik hakedilir gibi gelir olmustu bak ..." Şimdi ben bana deli diyenleri öpmelimiyim ? yoksa onların anladığı deliliğin bu olmadığını bilip üzülmelimiyim ? ancak sunu bilip sunu sölemeliyim kendimin ne oldugunu bilip ortada gezdirme yürekliliğindeyim, varsın adım adam olmasın , "Deli" olsun Ve fonda çalan aynı şarkı yazıyı bitirirken yerini kendine bırakıyor soruyorum şimdi müslüm baba kimsiz oluyor ki sensiz olmaz diyorsun peki ya ben? bensiz ne yapacağım ?biri benden beni aldığında ....

0 comments: