02 Nisan 2008 Çarşamba

Sana vurgunluğumdur yazdıklarım!

Yıllar yılı süregelen arayışın ve artık aranılanın bulunamayacağına olan inanışın verdiği yorgunluğun ve bitmişliğin limanında iken silip süpüren bir bakıştı rastladığım.

O sendin emindim...

Sevme zanlarından yorgun düşmüş sevdanın şiirsellğinde kaybolarak tutunmaya çabalayan yanımı da saymazsak, büsbütün çuvallamıştım gönül işleri denilen o hengamede...                                             

O kadar idi ki bu gönül bozgunum ne yeni bir çuvala ihtiyacım vardı ne de eskileri diktirip yeniden giymeye takatım ...Başka bir bünye ile olan bu karmaşıklık, bu çapraşık, mantık almaz izah edilemez duruma karşı olan bakışım acımasızca ve artık kızgınca idi..

Kimse kimseyi ne sevebilir ne de gerçekten aşk diye bişi yok idi arkadaş hem olsa biz niye bu kadar müptela idik acıya ve neden bizimde birazcık yüzümüz gülmüyordu sevdadan yana ...

Hem öle herkesler gibi yarım yamalak sevmezken ya da kimsenin aşkını beğenemiyecek kadar çok bağlanabilirken bir başka dünyaya neden en çok da böyle sevenler ya da hissedenler ağlardı aşktan anlayamıyor ve bilemiyordum.

 Copyrighted_Image_Reuse_Prohibited_476768

Madem anlayamıyor ve bilemiyordum o zaman bende anlayamadığım yerden bırakıyordum şu akıl almazlık işini ve tam da orda terkediyordum sevmenin kendisini ...

Ancak insanı iç yanından yakalayan ve sonra sarıp sarmalayan sever gibi değil okşar gibi saran, yaşanmışlık adına değil de öyle olması gerektiğinden öyle olmuş olan ve bu hissiyatı bana sunan sunarken de ürkek, en az benim kadar yaralı olduğunu yarasını hiç çekinmeden gösteren ve bunu zayıflık saymadan yapabilen bir dünya var idi karşımda.

Ne yapacaktım korkuyordum aslında -erkekler korkar mı demeyin her gün aynı kanıksanmış yaralara tuz basmaktan erkek de korkar kadın da- cinsiyeti yoktur acının ! Umarsızlaştığımı çok sonra anlayacak hem korkup hem de uzaktan okşamayı bilerek sevenin yanında kalacaktım ama bu esnada onun canını yaktığımı çok sonraları anlayacaktım ...

Bir prensese rastlamıştım prenses olduğunu bilip bunu hiç çaktırmayan, bir fırtınaya tutulmuştum her estiginde savuran ama hiç acıtmayan.Sancısız sevilemiyor zannetmelerimi suya düşüren bir hayaldi o benim için ve katıştırılmayınca sevgi nasıl oluyorun cevabı idi.

Bu kere sek seviliyordum ama üşüyordum ,üşüyordum kendimin poyrazında ve bekletiyordum onu ruhumun ayazında taki bugünlerde anladım nasılmış sevda ve anladım nasıl beklenirmiş aşkla...

Beni beklemesini bilene ve tüm ruhsal marazlarımı sadece ama sadece aşkla dindirene sesleniyorum buradan sen ruhumun tedavisi,zihminin hayal perisi ve ilhamımın niteliğisin.

Söylemek için çok geç olsa da her anın kılı kırk yardığı lahzalardayım şimdi seni özlemek seanslarımı biriktirdiğim yerden çıkarıyorum topyekün ve peşpeşe her söylemimde seni anıyor ve seni kusuyorum dolu dolu ...

Geç kalmışlığım korkutmasın kimseyi  herşeyi söylemenin diyarını arıyordum ya ben buldum oradayım, Sevmenin korkmadan yaşandığı iklimlere doğru yolculuğum gelen olursa oralardayım.

Ve şimdi hayatının anlamını bulan yolcunun anlamıyla ilgili çözümlemelerini çoğaltma zamanı bundan sonra daha sevdalı yazılarla..

Sevdasını sinesinde büyüterek gözlerinde çağlatan sevgiliye 

Technorati Etiketleri:

3 comments:

banadair_berrin dedi ki...

seni özlemek seansları.. ne kadar hoş cok hosuma gıttı :)
aşk konusunda hıc umutsuzluga kapılmamak gerekır..
yola cıkmıssın anladıgım kadarıyla, ıyı yolculuklar :)

sevda dedi ki...

Ne olursa olsun o kocaman emeğin bir mükafatının verileceğini ne güzel anlatmışsın sevdadan yana yaralı olanlara.Cem Adrian'ın dediği gibi,simsiyahların içinden karbeyaz gidilen kişinin sana ait olduğunu bilmek kadar haz verici bir güzellik olamaz herhalde.Sevdanın vazgeçilmez olduğunu bilenlere.en mutlu ol hakancım:))

fethiparisa dedi ki...

Evet kendi adıma yola çıkalı uzun zaman oluyordu ya yolda olmanın keyfiyetini belki de yeni kavrayışımın ifadesidir yazdıklarım berrin hanım

Teşekkürler beğeni ve ilginizi belirttiğiniz için ...
@ Sevdacım ne emeksiz kalmış ki en kutsal duygular karşılıksız bırakılsın kainar bir denge üstüne kurulu kimsenin yaptığı yanına kar kalmaz iyi de kötü de iyiyse fazlasını görür kötüyse de öylesine...

Ben çok şanslıyım bu konuda iyi olmayı beceremediğim halde sınırsız iyilikle karşılaşan biriyim umarım hakkını verebilirim sevgilerimle ve tüm sevenlerin mutlu olması dileklerimle...