Meltem,Yaprak ve SEN
I. Anlık
Mayıs ayına pek de uymayan puslu,
Hakikaten kızıla çalan bir akşam üstüyü selamlıyor zaman ...
Saati olmadığı halde kararan hava.
Üzerimde bir sensizlik havası diyeceğim sıra
Senin yönünden gelen bir meltem odamı dolduruyor,süzülerek penceremden içeri
Seninle iletişirken bunların olması ironik geliyor zihnime
Ansızın toparlanıp yazmaya koyuluyorum
Anın farkındalığını yakalıyorum kulağından
Fısıldıyorum seslice,susarak haykırışlarımı çok duydun
Bu kere seslice fısıldıyorum;
Hasret,özlem ve kederin nasıl beslediğini sevmeleri.
II.
Karın doyurmuyorsa da sevgi ruhumuzu doyuruyor yalan mı ?
Her yerde sahtesi kimlik değiştirip gezerken sevdanın
Bulduğunda öykünmek olay mı ?
Tok gezenlere sözüm
Ruhunuzun gıdası ne alay mı ?
Üstadın bir şiiriyle noktalıyorum bu okununca oluşan farkındalık evrenini. ![]()
Sevgi ve muhabbetlerimle.
ŞİİRİSTAN
Bir yer var orada ikimiz için
Orada, bildiğin gibi şiiristanda.
Evler Yunus'un evleri,
Yollar Emrah'ın yolları
ve Hayyam'dan birer rubai gemiler limanda..
Deniz bildiğin gibi Orhan Veli'den kalma,
Mevsimse Yahya Kemâl'in sonbaharı.
Nedim'dir seyreylediğin bir elde mey, bir elde gül.
Çeşmeler Karacaoğlan'ın,
Dağlar Köroğlu'nun dağları..
Tarancı'nın kuşları havada dönen,
Kadınlar Haşim'in kadınları görüyor musun ?
Yeter bir nabız gibi vurduğun bende,
Bana bir şiir ver güzelliğinden,
Bütün şiirler senin olsun..
Şiiristan sultanı, devletlu gönlüm emreylesin yeter ki,
Güzelliğinden nice ülkeler kurulur.
Yoksan, gece ve ölüm,
Varsan, el sürdüğün her şey şiir,
Ayak bastığın her yer şiiristan olur...
Ümit Yaşar OĞUZCAN


0 comments:
Yorum Gönder